Aşrı memleket ne demek ?

Yaren

New member
[color=]Aşırı Memleket Ne Demek? Bir Kavramın Derinliklerine Yolculuk

Hepimiz zaman zaman, gitmek istediğimiz yerin çok uzağında, farklı bir kültürle ve yaşamla tanışmak arzusuyla yola çıkmışızdır. Ancak, "aşırı memleket" denildiğinde, farklı bir bakış açısı ve anlayış ortaya çıkar. Bu kavram, sadece fiziksel bir yerin ötesinde bir anlam taşır. Peki, "aşırı memleket" tam olarak ne demek? Bunu anlamadan önce, kelimenin kökenine ve toplumlarda nasıl algılandığına bir göz atalım.

Aşırı memleket, aslında yerinden çok uzak bir yerin anlatımıdır. Ancak bu uzaklık yalnızca fiziksel değil, kültürel, toplumsal ve psikolojik anlamlar da taşır. Aşırı memleket, bazen toplumsal normlardan, bazen de kendi içsel dünyamızdan çok uzak bir yerdir. Burada hem bireysel hikayeler hem de toplumsal algılar devreye girer. Gelin, bu kavramı daha yakından inceleyelim ve hayatımıza nasıl etki ettiğine dair bir yolculuğa çıkalım.

[color=]Aşırı Memleket: Yer ve Zihin Arasındaki Farklılık

Kavramı anlamak için, önce bir hikayeye kulak verelim. Bir zamanlar, bir köyde yaşayan Ahmet, ailesini geçindirmek için büyük şehre gitmeye karar verdi. Küçük bir köyde büyümüş, doğayla iç içe bir hayat sürmüştü. Ancak büyük şehirdeki yaşam ona tamamen farklı geldi. Yeni çevresi, alışkanlıkları, hızla değişen sosyal ilişkiler, onun için adeta "aşırı memleket" gibiydi. Burası, fiziksel olarak uzak olmasa da, içsel dünyasında büyük bir uzaklık hissettiren bir yerdi.

Ahmet, artık toplumsal normlardan ve kişisel değerlerinden uzaklaşmış, hızlı tempolu bir şehir hayatının karmaşasında kaybolmuştu. İşte "aşırı memleket" tam da bu tür bir duyguyu anlatır. Bazen bir şehir, bazen bir kültür, bazen de sadece bir yaşam tarzı, bize yabancı gelir ve bu yabancılık, toplumla olan bağlarımızı zorlar. Aşırı memleket, fiziksel mesafeden çok, duygusal ve toplumsal mesafeyi tanımlar.

[color=]Erkekler ve Kadınlar: Aşırı Memleketi Nasıl Algılar?

Bu kavramı erkeklerin ve kadınların bakış açılarıyla incelemek, oldukça ilginç sonuçlar doğurabilir. Erkeklerin çoğu, pratik ve sonuç odaklı bir yaklaşımla "aşırı memleketi" bir engel veya zorluk olarak görebilirler. Ahmet örneğinde olduğu gibi, erkekler, farklı bir çevreye girdiğinde, bunun üzerine çözüm üretmeye ve adapte olmaya odaklanır. "Ne kadar hızlı alışabilirim?", "Hangi adımları atmam gerek?" gibi sorular ön plana çıkar. Erkeklerin çoğu, "aşırı memleket"i, kendilerine zorluk yaratacak bir durum olarak görüp bu durumu aşmak için çabalarlar.

Ancak kadınlar için "aşırı memleket" daha çok toplumsal bağlarla ilgilidir. Bir kadının yeni bir çevredeki yerini bulması, yalnızca fiziksel bir uyum sağlamakla sınırlı değildir. Kadınlar, toplulukla kurdukları ilişkiler, aile bağları ve duygusal uyum açısından "aşırı memleketi" farklı algılayabilirler. Ahmet'in hikayesini alalım: Eğer Ahmet'in eşi ve çocukları da yanına gelmiş olsaydı, belki de kadın, şehre adapte olma sürecinde, sadece kendi değil, tüm ailenin sosyal bağlarını kurmak, toplulukla uyum sağlamak gibi duygusal bir süreçle karşılaşırdı. Bu durumda, "aşırı memleket" kavramı yalnızca fiziksel bir yer değil, toplumsal ilişkilerin kopması, ailevi değerlerin bir süreliğine zedelenmesi anlamına gelebilir.

Bununla birlikte, kadının toplumsal bağlara olan duygu odaklı yaklaşımı, daha derin bir içsel değişim gerektirir. Çünkü, kadınlar genellikle duygusal anlamda ait oldukları bir toplumu ararlar, bir bağlantı kurmak, o yerin kültürüne ve insanlarına uyum sağlamak onlar için çok daha önemli olabilir.

[color=]Aşırı Memleket: Kültürlerin Farklı Bakış Açıları

Aşırı memleket, sadece bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda kültürler arasında da değişen bir kavramdır. Örneğin, batılı toplumlarda bireysel başarı ve özgürlük öne çıkarken, doğu kültürlerinde toplumsal bağlar, geleneksel yaşam biçimleri daha güçlüdür. Türkiye gibi toplumlarda ise bu ikisi arasındaki denge sıkça değişir. Burada aşırı memleketin anlamı, kişinin yaşam biçimi, kültürü ve değerleriyle ne kadar uyuştuğuyla ilişkilidir.

Ahmet’in şehre alışma sürecini daha da derinleştirirsek, bu durumu sadece kültürel farklılıklarla açıklamak mümkün. Ahmet, köyünde, komşusuyla sıcak ilişkiler kurarak, dayanışma içinde yaşarken, şehirde tek başına kalmıştı. Şehirde, insanlar birbiriyle daha mesafeli ve bireysel olarak hareket eder. Ahmet’in bu yeni ortamda kendini yalnız hissetmesi, toplumsal bağların zayıflamasından kaynaklanıyordu. "Aşırı memleket" kavramı, kültürel normların ve toplumsal düzenin ne kadar farklı olduğunu anlamamıza yardımcı olur.

[color=]Sonuç: Kendi Aşırı Memleketini Keşfetmek

Aşırı memleket, toplumdan ve bireyden bireye değişen bir kavramdır. Bir yerin "aşırı" olması, sadece fiziksel uzaklıkla değil, duygusal, kültürel ve toplumsal bağlarla da ilişkilidir. Ahmet’in hikayesinde olduğu gibi, insanın hayatında “aşırı memleket” kavramı, sadece bulunduğu yerle değil, o yerin sunduğu toplumsal ilişkilerle de şekillenir. Kadınlar ve erkekler, bu yeni yerle kurdukları bağları, daha farklı şekillerde algılar ve yorumlar.

Şimdi forumdaşlarım, sizlerle de bu konuda fikir alışverişi yapmak istiyorum. Hiç kendinizi bir "aşırı memleket"te hissettiniz mi? Farklı bir kültürde ya da toplulukta, o yerin sizin için ne kadar uzaklaştığını düşündünüz? Erkekler ve kadınlar, bu tür durumları nasıl farklı algılar? Hikayelerinizle bu tartışmayı derinleştirebiliriz.