Yaren
New member
Bir kişi için parke seçimi “kaç yıl dayanır?” sorusuyla başlar.
Bir başkası için “Çocuğum üzerinde oynarken soğuk hisseder mi?” sorusuyla.
Bir başkası için “Mobilyalar değişince bu zemin hâlâ güzel görünecek mi?” sorusuyla.
Asıl güzel taraf da bu.
Bir zemini sadece metrekare üzerinden değerlendirmek, evin içinde yaşayan insanları hesaba katmamaktır.
Parke Seçerken Sadece Renge Bakmak Neden Hata Olabilir?
Parke seçiminde en kolay tuzak görüntüdür.
Mağazada bir numune görürsünüz. Üzerindeki ışık mükemmeldir. Yanında şık bir koltuk vardır. Hafif bir dekorasyon, güzel bir sehpa...
“İşte bu!”
Sonra eve gelirsiniz.
Aynı ürün, farklı ışıkta bambaşka görünür.
Üstelik zeminin performansı yalnızca rengiyle belirlenmez. Kullanım alanı, yoğunluk, yüzey özellikleri, montaj yöntemi ve alt zeminin durumu gibi unsurlar da önemlidir. Özellikle ahşap parke uygulamasında zeminin düzgün, sert, temiz ve kuru olması gerektiği; uygun olmayan zemin hazırlığının kabarma ve açılma gibi problemlere yol açabileceği belirtiliyor. Teska Decorative Materials
Yani parke seçerken “Meşe mi ceviz mi?” sorusundan önce bazen “Zeminim gerçekten hazır mı?” sorusunu sormak gerekiyor.
Çünkü dünyanın en güzel parkesini alıp kötü hazırlanmış bir zemine döşerseniz, sonuç dekorasyon dergisinden çok “tadilat neden hiç bitmiyor?” belgeseline dönüşebilir.
Parke Neden Kabarır, Açılır veya Ses Yapabilir?
Parkeyle ilgili forumlarda en sık karşılaşılabilecek şikâyetlerden bazıları kabarma, açılma, gıcırdama veya zeminde hareket hissidir.
Bunların tek bir sebebi yoktur. Ürünün niteliği, uygulama yöntemi, zeminin durumu, nem koşulları ve montajın doğru yapılması gibi faktörler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle doğal ahşap ürünlerde malzemenin çevresel koşullardan etkilenmesi önemlidir. Bu nedenle “Parke kötü çıktı” demeden önce şu sorulara bakmak gerekir:
Zemin döşenmeden önce uygun şekilde hazırlandı mı?
Ürün kullanım alanına uygun muydu?
Montaj yöntemi doğru muydu?
Nem problemi var mıydı?
Ürünün teknik talimatlarına uyuldu mu?
Bunlar kulağa sıkıcı geliyor olabilir ama parke konusunda en işe yarayan sorular genellikle bunlar.
“Parke” Kelimesinin Bir De Yolculuğu Var
Kelimenin hikâyesi de en az zeminin kendisi kadar ilginç.
“Parke” Türkçeye Fransızca “parquet” kelimesinden geçmiş. Kelimenin Fransızcadaki tarihsel anlamları arasında küçük park veya bahçe tasarımıyla ilişkili kullanımların bulunduğu, zaman içinde ahşap zemin anlamının ortaya çıktığı aktarılıyor. Art-ı Sanat
Üstelik Türkçede “parke” yalnızca evin salonundaki zemini anlatmıyor. Sözlüklerde “parke taşı” anlamı da bulunuyor. Yani bir zamanlar “parkede yürümek” dediğinizde bunun bağlama göre ev içindeki zeminle veya taş kaplı bir yol yüzeyiyle ilişkili olması mümkün. Mardin Life
Dil gerçekten enteresan.
Bir kelime evin salonundan çıkıp sokağa kadar uzanabiliyor.
Forumda Asıl Tartışılması Gereken Soru: “Benim İçin Doğru Parke Hangisi?”
Bence “En iyi parke hangisi?” sorusu tek başına pek anlamlı değil.
Çünkü en iyi ürün, kullanım amacına göre değişebilir.
Evinde evcil hayvan olan biri çizilme ve temizleme kolaylığına daha fazla önem verebilir.
Küçük çocuklu bir aile bakım kolaylığına ve kullanım konforuna odaklanabilir.
Evini kiraya veren biri dayanıklılık ve maliyet dengesini daha fazla önemseyebilir.
Minimalist dekorasyon seven biri ise zeminin renginden çok dokusuna ve mekânı nasıl gösterdiğine bakabilir.
Yoğun trafikli bir iş yerinde kullanılan zemin ile misafir odasında kullanılan zeminden aynı beklentiyi istemek de mantıklı değildir.
İşte burada “parkeye ne denir?” sorusu aslında başka bir soruya dönüşüyor:
“Zemin kaplaması seçerken gerçekten neye ihtiyacım var?”
Bu soru çok daha değerli.
Ben Olsam Parke Alırken Şu Soruları Sorardım
Bir mağazaya girdiğimde yalnızca “Bu kaç lira?” diye sormazdım.
Şunları da sorardım:
“Bu ürün tam olarak laminat mı, lamine mi, masif mi?”
“Üretici hangi kullanım alanlarını öneriyor?”
“Montaj için zemin hangi şartları taşımalı?”
“Bakımı nasıl yapılmalı?”
“Ürünün yüzey dayanımı ve kullanım sınıfı nedir?”
“Garanti hangi durumları kapsıyor?”
“Su veya neme maruz kaldığında üreticinin önerisi nedir?”
“Döşeme sırasında genleşme payları ve alt zemin koşulları nasıl ele alınmalı?”
Bunlar satış görevlisini de biraz terletebilir ama iyi soru sormak kötü bir şey değil. Tam tersine, bilinçli tüketicinin en güçlü tarafı doğru sorudur.
Sonuç: Parke mi, Yer Döşemesi mi, Laminat mı?
Kısacası “parkeye ne denir?” sorusunun tek kelimelik cevabı zemin kaplaması veya yer döşemesi olabilir.
Ancak konu satın alma veya teknik uygulamaya geldiğinde “parke” kelimesi yeterince açıklayıcı değildir. Masif parke, lamine parke ve laminat parke birbirinden farklı özelliklere sahip ürünlerdir. Teknik kaynaklar da bu ürünleri ayrı kategoriler halinde ele alıyor. MEGEP+1
Günlük konuşmada “parke” demek gayet normal.
Ama yapı markette sipariş verirken “Bana güzel bir parke verin” demek yerine ürünün türünü, kullanım alanını, teknik özelliklerini ve montaj koşullarını sormak çok daha akıllıca.
Çünkü sonunda hepimiz aynı şeyi istiyoruz: Güzel görünen, kullanım amacımıza uygun, düzgün döşenmiş ve birkaç ay sonra bizi “Bu zeminde ne oldu şimdi?” diye düşündürmeyecek bir yer.
Ve belki de parke konusunda en önemli soru şu:
Yere ne döşediğimizden önce, o zeminin üzerinde nasıl bir hayat yaşayacağımızı hiç düşünüyor muyuz?
Çünkü parke sadece ayağımızın altında duran bir malzeme değil. Üzerinde kahvaltı ediyoruz, çocuklar oynuyor, misafirler yürüyor, kediler gece üçte maraton koşuyor ve bazen de düşürdüğümüz telefonun kaderini belirliyor.
Kısacası parke sessizdir ama evin bütün hikâyelerine tanıklık eder.
Bir başkası için “Çocuğum üzerinde oynarken soğuk hisseder mi?” sorusuyla.
Bir başkası için “Mobilyalar değişince bu zemin hâlâ güzel görünecek mi?” sorusuyla.
Asıl güzel taraf da bu.
Bir zemini sadece metrekare üzerinden değerlendirmek, evin içinde yaşayan insanları hesaba katmamaktır.
Parke Seçerken Sadece Renge Bakmak Neden Hata Olabilir?
Parke seçiminde en kolay tuzak görüntüdür.
Mağazada bir numune görürsünüz. Üzerindeki ışık mükemmeldir. Yanında şık bir koltuk vardır. Hafif bir dekorasyon, güzel bir sehpa...
“İşte bu!”
Sonra eve gelirsiniz.
Aynı ürün, farklı ışıkta bambaşka görünür.
Üstelik zeminin performansı yalnızca rengiyle belirlenmez. Kullanım alanı, yoğunluk, yüzey özellikleri, montaj yöntemi ve alt zeminin durumu gibi unsurlar da önemlidir. Özellikle ahşap parke uygulamasında zeminin düzgün, sert, temiz ve kuru olması gerektiği; uygun olmayan zemin hazırlığının kabarma ve açılma gibi problemlere yol açabileceği belirtiliyor. Teska Decorative Materials
Yani parke seçerken “Meşe mi ceviz mi?” sorusundan önce bazen “Zeminim gerçekten hazır mı?” sorusunu sormak gerekiyor.
Çünkü dünyanın en güzel parkesini alıp kötü hazırlanmış bir zemine döşerseniz, sonuç dekorasyon dergisinden çok “tadilat neden hiç bitmiyor?” belgeseline dönüşebilir.
Parke Neden Kabarır, Açılır veya Ses Yapabilir?
Parkeyle ilgili forumlarda en sık karşılaşılabilecek şikâyetlerden bazıları kabarma, açılma, gıcırdama veya zeminde hareket hissidir.
Bunların tek bir sebebi yoktur. Ürünün niteliği, uygulama yöntemi, zeminin durumu, nem koşulları ve montajın doğru yapılması gibi faktörler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle doğal ahşap ürünlerde malzemenin çevresel koşullardan etkilenmesi önemlidir. Bu nedenle “Parke kötü çıktı” demeden önce şu sorulara bakmak gerekir:
Zemin döşenmeden önce uygun şekilde hazırlandı mı?
Ürün kullanım alanına uygun muydu?
Montaj yöntemi doğru muydu?
Nem problemi var mıydı?
Ürünün teknik talimatlarına uyuldu mu?
Bunlar kulağa sıkıcı geliyor olabilir ama parke konusunda en işe yarayan sorular genellikle bunlar.
“Parke” Kelimesinin Bir De Yolculuğu Var
Kelimenin hikâyesi de en az zeminin kendisi kadar ilginç.
“Parke” Türkçeye Fransızca “parquet” kelimesinden geçmiş. Kelimenin Fransızcadaki tarihsel anlamları arasında küçük park veya bahçe tasarımıyla ilişkili kullanımların bulunduğu, zaman içinde ahşap zemin anlamının ortaya çıktığı aktarılıyor. Art-ı Sanat
Üstelik Türkçede “parke” yalnızca evin salonundaki zemini anlatmıyor. Sözlüklerde “parke taşı” anlamı da bulunuyor. Yani bir zamanlar “parkede yürümek” dediğinizde bunun bağlama göre ev içindeki zeminle veya taş kaplı bir yol yüzeyiyle ilişkili olması mümkün. Mardin Life
Dil gerçekten enteresan.
Bir kelime evin salonundan çıkıp sokağa kadar uzanabiliyor.
Forumda Asıl Tartışılması Gereken Soru: “Benim İçin Doğru Parke Hangisi?”
Bence “En iyi parke hangisi?” sorusu tek başına pek anlamlı değil.
Çünkü en iyi ürün, kullanım amacına göre değişebilir.
Evinde evcil hayvan olan biri çizilme ve temizleme kolaylığına daha fazla önem verebilir.
Küçük çocuklu bir aile bakım kolaylığına ve kullanım konforuna odaklanabilir.
Evini kiraya veren biri dayanıklılık ve maliyet dengesini daha fazla önemseyebilir.
Minimalist dekorasyon seven biri ise zeminin renginden çok dokusuna ve mekânı nasıl gösterdiğine bakabilir.
Yoğun trafikli bir iş yerinde kullanılan zemin ile misafir odasında kullanılan zeminden aynı beklentiyi istemek de mantıklı değildir.
İşte burada “parkeye ne denir?” sorusu aslında başka bir soruya dönüşüyor:
“Zemin kaplaması seçerken gerçekten neye ihtiyacım var?”
Bu soru çok daha değerli.
Ben Olsam Parke Alırken Şu Soruları Sorardım
Bir mağazaya girdiğimde yalnızca “Bu kaç lira?” diye sormazdım.
Şunları da sorardım:
“Bu ürün tam olarak laminat mı, lamine mi, masif mi?”
“Üretici hangi kullanım alanlarını öneriyor?”
“Montaj için zemin hangi şartları taşımalı?”
“Bakımı nasıl yapılmalı?”
“Ürünün yüzey dayanımı ve kullanım sınıfı nedir?”
“Garanti hangi durumları kapsıyor?”
“Su veya neme maruz kaldığında üreticinin önerisi nedir?”
“Döşeme sırasında genleşme payları ve alt zemin koşulları nasıl ele alınmalı?”
Bunlar satış görevlisini de biraz terletebilir ama iyi soru sormak kötü bir şey değil. Tam tersine, bilinçli tüketicinin en güçlü tarafı doğru sorudur.
Sonuç: Parke mi, Yer Döşemesi mi, Laminat mı?
Kısacası “parkeye ne denir?” sorusunun tek kelimelik cevabı zemin kaplaması veya yer döşemesi olabilir.
Ancak konu satın alma veya teknik uygulamaya geldiğinde “parke” kelimesi yeterince açıklayıcı değildir. Masif parke, lamine parke ve laminat parke birbirinden farklı özelliklere sahip ürünlerdir. Teknik kaynaklar da bu ürünleri ayrı kategoriler halinde ele alıyor. MEGEP+1
Günlük konuşmada “parke” demek gayet normal.
Ama yapı markette sipariş verirken “Bana güzel bir parke verin” demek yerine ürünün türünü, kullanım alanını, teknik özelliklerini ve montaj koşullarını sormak çok daha akıllıca.
Çünkü sonunda hepimiz aynı şeyi istiyoruz: Güzel görünen, kullanım amacımıza uygun, düzgün döşenmiş ve birkaç ay sonra bizi “Bu zeminde ne oldu şimdi?” diye düşündürmeyecek bir yer.
Ve belki de parke konusunda en önemli soru şu:
Yere ne döşediğimizden önce, o zeminin üzerinde nasıl bir hayat yaşayacağımızı hiç düşünüyor muyuz?
Çünkü parke sadece ayağımızın altında duran bir malzeme değil. Üzerinde kahvaltı ediyoruz, çocuklar oynuyor, misafirler yürüyor, kediler gece üçte maraton koşuyor ve bazen de düşürdüğümüz telefonun kaderini belirliyor.
Kısacası parke sessizdir ama evin bütün hikâyelerine tanıklık eder.